Türk Kültür ve Medeniyeti Tarihi Dersi 2. Dönem 1. Yazılı Soruları ve Cevapları

Türk Kültür ve Medeniyeti Tarihi Dersi 2. Dönem 1. Yazılı Soruları ve Cevapları

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kazanım ve konuları tespit edilen Türk Kültür ve Medeniyeti Tarihi Dersi için yazılı sorularını eklemeden önce Yıllık plana göz atarak hangi konuları kapsadığına bir göz atalım. Tarih Dersi Yıllık planları için ilgili sayfamıza bakabilirsiniz. Ancak sadece bu ders için buraya biz ekleyelim. 4. Ünite olan Türklerde ekonomi Ünitesinden başlayan 2. Dönem 5. Ünite olan Türklerde Eğitim ünitesinin bir bölümünü kapsayabilir.
Türk Kültür ve Medeniyeti Tarihi Dersi 2. Dönem 1. Yazılı Soruları ve Cevapları ile ilgili olarak Ders Notlarına göz atmak isterseniz bu notlarda sitemizde mevcuttur. Eğer Konuyu pekiştirmek için Konu tarama Testleri Çözmek isterseniz buraya göz atabilirsiniz. 10 Adet Klasik soru ve Cevabını aşağıya ekliyoruz. 10 Adet Klasik yazılı sorusu Yeni müfredata uygun şekilde hazırlanmıştır.

SPONSOR REKLAMLAR

Türk Kültür ve Medeniyeti Tarihi Dersi 2. Dönem 1. Yazılı Soruları ve Cevapları 2018-2019

SORULAR

1. Ahilik kurumunun meslek etiği hakkına bilgi veriniz. Ahilik ile günümüz ticaretinin etik değerlerini örnekler üzerinden karşılaştırınız.
2. Osmanlı ekonomisi ile ilgili aşağıdaki temel kavram, unsur ve uygulamaları açıklayınız.
Lonca, Gedik Hakkı, Kapalıçarşı, Kapan, Narh
3.
4. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı Türk toplumunu nasıl etkilemiştir? Örnek olaylar üzerinden açıklayınız.
5. Tanzimat sonrasında Osmanlı eğitim sisteminde yer alan Aşiret Mektebi adlı okulun açılış amacı nedir?
6. İlk Türk İslam Devletlerinde Farabî, El Hazini, Bîrunî, İbni Sina, Harezmî gibi bilginlerin bilime katkıları neler olmuştur?
7. Osmanlı Devleti’ndeki azınlık ve yabancı  okulların zararlı faaliyetleri neler olmuştur?
8. Sıbyan Mektepleri, Medrese, Enderun, Harem ve Şehzadegân mekteplerinde verilen eğitim hakkında bilgi veriniz
9. Konargöçer ve yerleşik yaşamda uygulanan eğitim sistemi arasındaki farkları Kök Türk ve Uygur örnekleri üzerinden açıklayınız.
10. Batıda merkantilizm ve makyavelizm gibi ekonomik yaklaşımdaki değişimler karşısında Osmanlı ekonomik sisteminin durağanlığının nedenleri nelerdir? Bu durağanlık Osmanlı ekonomisin nasıl etkilemiştir?

Türk Kültür ve Medeniyeti Tarihi Dersi 2. Dönem 1. Cevapları
CEVAPLAR

CEVAP 1: Ahîlik kurumunun meslek ahlâkı, doğruluk ve bağlılığa dayanmaktadır. Bütün işlerde doğru hareket ön planda tutulmuştur. Ahînin meslekî ahlâkının dayandığı prensipler şu şekilde sıralanabilir:
– Müşteriyi aldatmamak
– Malı överek yalan söylememek
– Hileli ölçüp tartmamak
– İhtikâr (karaborsacılık) yapmamak
– Müşteriyi kızıştırmamak
– Alışverişte iyi muamelede bulunmak
– Çalışanın sorumluluğunu bilmesi
– Çalışanın işinde dikkatli olması
– Çalışan ferdin işi savsaklamaması
Bu prensipleri yaşayış felsefesi haline getirmiş bulunan Ahîlik kurumunun mensupları arasında “pazarlık” görülmez. Çünkü, Ahî ahlâkı ile yoğrulmuş bulunanlar, fahiş fiyatla mal satmayı veya fahiş fiyat isteyerek malın değerinin pazarlık konusu yapmayı büyük ahlâksızlık olarak kabul ederler.
Ahîlik kurumunun meslek ahlâkının bir diğer özelliği de “ustaya bağlılık”tır. Kurumunun üyesi, usta dahi olsa kendisini yetiştirenlere her zaman saygılı davranmayı ahlâkî bir meziyet olarak kabul eder.

SPONSOR REKLAMLAR

CEVAP 2 : Kelimeleri Tek Tek açıklayacak olursak ;
LONCA:  Loncalar, daha çok aynı meslekte çalışan tüccar, esnaf ve zanaatkârların kendi çıkarlarını korumaya yönelik olarak kurdukları birliklerdir. İlk loncalar genellikle dinsel amaçlarla kuruldu. Loncalar, üyelerini sıkı kurallarla denetlerdi. Kötü mal satan ya da mallarına yüksek fiyat koyanlar bu kurallar gereğince cezalandırılırdı. Bu loncalarda usta olan zanaatkâr, yanında kalfa ve çırak çalıştırarak mesleğin devamlılığını sağlardı.
GEDİK HAKKI: Osmanlıda Dükkan Açma hakkına verilen addır.
KAPALIÇARŞI:   İstanbul kentinin merkezinde Beyazıt, Nuruosmaniye ve Mercan semtlerininin ortasında yer alan dünyanın en büyük çarşısı ve en eski kapalı çarşılarından biridir. Kapalıçarşı’da yaklaşık 4.000 dükkân  Bulunmaktadır .
KAPAN: Osmanlı’da, ülkenin genelinden istanbul’a ya da başka herhangi bir ile bir ürünün getirildiği ve toptan satışa sunulduğu “hal” modeli yerlere verilen addır.
NARH: Osmanlı Devletinde Narh sistemi, genel olarak ticareti düzenleme üzerine bir sistemdir. Yiyecek, içecek ve diğer tüketim mallarına getirilen fiyat sınırlaması demektir.

CEVAP 4: 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı Türk toplumunu derinden etkilemiştir. Devlet Toplumun en az etkilenmesi için çeşitli tedbirler alınmıştır. Milli İktisat ve Tasarruf cemiyeti kurulmuştur.  Halkın tasarruf konusunda bilinçlenmesi için çalışmalar yapılmış, halkı tasarruf konusunda bilinçlendirmek amacıyla da dönemin gazetelerinde tasarrufla ilgili yazılar ve karikatürler yayımlanarak yerli malı kullanımı özendirilmeye çalışılmıştır.

CEVAP 5: Sultan II. Abdülhamit tarafından, azınlık aşiret ve kabile çocuklarının daha geniş bir politikanın parçası olarak Osmanlı Devleti’ne bağlılıklarının arttırılması amacıyla ve devleti daha da güçlendirebilmek için açılmıştı.

CEVAP 6:
Bîrûnî (973-1048):
973 yılında Harezm şehrinde doğmuştur. Astronomi (Görsel 5.19), matematik, fizik,tıp, coğrafya ve tarih konularında önemli eserler vermiştir. Batı’da Aliboron adıyla anılmaktadır. Ayrıca jeodezi (yeryüzü bilgisi) biliminin kurucusu kabul edilir. Gazneli Mahmud’un Hint seferlerine katılmıştır. En önemli eseri, El Asarü’l  Bakiye’dir. Bu önemli eserinde çeşitli toplumların kullandıkları takvimleri ay ve yıllardaki farklılıkları dini
gün ve bayramları sebeblerini incelemiştir.
El Hazini (?- 1155): XII. yüzyılda İran’da yaşamış, astronom ve mekanikçidir. Sultan Sencer’e sunduğu astronomi
kitabında, çeşitli şehirlerin enlem ve boylamları, yıldızların konumları ve mükemmel astronomi tabloları vardır. Yaptığı hassas terazi sayesinde metallerin ve taşların saf olup olmadıklarını anlayabiliyor, iki elementten meydana gelen alaşımlarda metallerin karışım oranlarını bulabiliyordu. Bu konuyla ilgili olarak yazdığı eserinin adı Kitabül Mizanil Hikme’dir.
Farabî (870-950): Türkistan’ın Farab şehrinde doğduğu sanılan Farabî  , iyi bir eğitim görmüş fizik, astronomi, mantık, müzik ve siyaset gibi alanlarda eserler vermiştir. Aristo mantığını en iyi kavrayan ve açıklayan kişi olduğu için ikinci öğretmen anlamına gelen Muallim-i Sâni ünvanıyla anılır. İhsâ’ül-Ulûm adlı eserinde bilimleri sınıflandırmış, bu nedenle de İslam dünyasında bilimleri sınıflara ayıran ilk kişi olarak tarihe geçmiştir. Musiki kitabı da yazmış olan Farabî, Batı dünyasında Alfarabius (Elfarabyus) olarak bilinmektedir.
İbni Sina (980-1037) : Buhara yakınlarındaki Efşene köyünde doğmuştur. Eğitimine Kur’an ve edeb ilimlerini öğrenerek başlamıştır. Fıkıh, mantık, astronomi ve felsefe de okuyan İbni Sina  , 16 yaşında tıp eğitimine başlamış ve kendisine başarılardan dolayı eş-şeyhü’r-reîs unvanı verilmiştir. Batı’da ise Avicenna (Avisenna) olarak bilinir. Bulaşıcı hastalıkların gözle görülmeyen minik kurtçuklardan (mikrop) kaynaklandığını tespit etmiş, kan dolaşımının
nasıl gerçekleştiğini açıklamış ve başarılı ameliyatlar gerçekleştirmiştir. İbni Sina’nın El-kânûn fi’t-tıbb adlı kitabı
Batı’da uzun bir süre ders kitabı olarak okutulmuştur. İnsanlığa büyük hizmetleri dokunan İbni Sina’nın adı, günümüzde Ay’da bulunan bir kratere verilmiştir.
Harezmi (?-847): Cebir biliminin kurucusu olarak kabul edilen Harezmi; matematikçi, astronom ve coğrafyacıdır.
Avrupa’da Alkarismi olarak bilinmektedir. Cebiri geometride kullanarak analitik geometrinin temelini  oluşturmuştur. En önemli eserleri Kitâbü’l Hisâbi’l-Hindi ve Kitâbü’l Muhtasar fihisâbi’l cebr ve’l mukâlebe’dir.

CEVAP 7 : İlk dönemler okuma yazma öğretilip dinî ve kültürel eğitimler verilen bu okullar devlet denetiminden
uzak kalmış, buralarda öğretmen olarak genellikle papazlar görev yapmıştır. Dünyada
milliyetçilik hareketlerinin başlaması üzerine, azınlıkların açtığı Rum, Ermeni ve Yahudi okulları
da milliyetçilik fikrinin yayılmaya başladığı kurumlara dönüşmüş, bu okullarda bağımsızlık propagandaları
yapılmıştır.

SPONSOR REKLAMLAR

CEVAP 8:
Sıbyan mektebi, Osmanlı İmparatorluğu’nda ilköğretim kurumlarına verilen genel ad. Çoğunlukla cami ve mescitlerin yanında yapılırdı. İsteyen hayırseverler de sıbyan mektebi açtırabilirdi ve yönetimini vakıf eliyle sağlayabilirdi.
Şehzâdegân Mektebi: Osmanli sehzâdelerinin okuduklari mekteptir. Bu mektep, Topkapi Sarayi’nin Harem dairesinde Dâru’s-saade Agasi’nin bulundugu binanin üst katindadir. Mektebin âmiri, adi geçen agadir. Tahsil derecesi, halka açik olan ve halk çocuklarinin devam ettikleri “Sibyân Mektebi” seviyesindedir.
HAREM: Sarayda kadınların yaşadığı bölüme denirdi. Saraya alınan kızlar tıpkı iç oğlanları gibi sıkı bir eğitim görürlerdi. Eğer padişah tarafından sarayda tutulmazlarsa Çıkma ile saray dışında görevlendirilen Kapıkullarıyla evlendirilirlerdi.
Enderûn Mektebi, I.Murad zamanında Edirne alındıktan sonra 1363 yılında kurulup, zamanla çeşitli değişikliklere uğramakla beraber Osmanlı Devleti’nin son zamanlarına kadar varlığını sürdüren bir saray okuludur.
Medrese, Müslüman ülkelerde orta ve yüksek öğretimin yapıldığı eğitim kurumlarının genel adıdır. Medrese kelimesi Arapça ders kökünden gelir. Medreselerde ders verenlere “müderris”, onların yardımcılarına “muid”, okuyanlara “danışmend”, “softa” veya “talebe” adı verilir

Cevap 9: Konar Göçer Eğitim anlayışında daha çok sözlü kültür öğeleri ön plana çıkmıştır. Yerleşik Kültürde ise Örgün eğitim , okullaşma gibi unsurlar ön plana çıkmıştır.
CEVAP 10: Bu Sorunun cevabını verebilmek için Merkantilizm ve Makyavelizm terimlerini iyi bilmek gerekmektedir.  Osmanlı Devleti’nin ekonomi anlayışı, Merkantilist anlayıştan farklıydı. Çünkü Osmanlı’nın ekonomi anlayışında insanların ihtiyaçlarının karşılanması esas alınıyordu. Osmanlı’daki anlayışa göre üretim yapanlar önce kendi ihtiyaçlarını karşılamalı, daha sonra toplumun ihtiyaçlarına cevap vermeliydi. Osmanlı Devleti’nde piyasada bol, ucuz ve kaliteli mal bulundurulmasına dikkat ediliyor ve ticarette halkın refahı gözetiliyordu.
Osmanlı, ticareti bir amaç olarak değil araç olarak kullanıyor, ithalat çoğu zaman özendiriliyordu. Merkantilizmde ise tam tersi bir anlayışla ithalat kısıtlanıp ihracat destekleniyordu. Osmanlı ekonomik anlayışı Avrupa’nın Merkantilist yaklaşımındaki zenginleşme, ihracat ve ithalat politikalarına da uymuyordu. Çünkü Osmanlı, rekabetten ziyade işbirliğini önemsiyordu.

Leave a Reply