TIKLAYIN. Hafıza Teknikleriyle YKS YKS ..

Sezeryanla Doğumun Tarihçesi

Sezeryanla Doğumun Tarihçesi

Sezaryen ile doğum günümüzde çok yaygınlaşan bir uygulama olarak kullanılmaktadır. Daha önceki dönemlerde ilk olarak anne sağlığı ön planda tutulurken şuan anne ve bebek sağlığı birlikte ön planda tutulmaktadır. Sezaryen genellikle normal doğumun bebeğin veya annenin sağlığını riske atacağı durumlarda gerçekleştirilir.
Sezaryen kelimesinin “kesme” anlamına gelen caedere kelimesinden türetildiği iddia edilir. Gaius Plinius Secundus’un Büyük Iskender’in tanrısal doğumuyla ilgili söylentilere bir karşılık olarak Jül Sezar’ın atalarından biri için ab utero caeso (rahimden kesilen) bu ifadeyi kullandığı söylenir. Bu olay ve Sezar adı böyle yanlış bir etimoloji hatası meydana getirmiş olabilir. Romalı lider Jül Sezar’ın bu yöntemle doğduğu spekülasyonunun gerçek olmadığı ortaya çıkmıştır. Her ne kadar Romalılar döneminde sezaryen gerçekleştirilmiş olsa bile, hiçbir klasik kaynak o dönemde böyle bir doğumdan sonra hayatta kalabilmiş bir anneyi kaydetmemiştir. Sezaryen doğum sonrası hayatta kalmayı başarabilmiş anneyi kaydeden en yakın tarih milattan sonra 150011ü yıllardır. Sezar’ın annesi Aurelia Cotta ise milattan önce 1001ü yıllarda yaşamıştır.


İlk modern sezaryen 1881 yılında Alman jinekolog Ferdinand Adolf Kehrer tarafından gerçekleştirilmiştir. 1876 yılında Italyan Profesör Eduardo Porro sezaryen ameliyatı yapılan kadınların ameliyat sırasında rahimlerinin de alınmasını önermiş ve uygulamıştır. Bunu savunmasındaki amaç kanamayı durdurabilmek ve enfeksiyonları önlemektir. 1928 yılında penisilin Alexander Fleming tarafından bulunmuş ve 1940 yılında ilaç olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu tarihten sonra sezaryen ve diğer ameliyatlarda enfeksiyonlar oldukça azalmıştır.

SPONSOR REKLAMLAR

ilk sezeryan ameliyatı

Ülkemizde ise, anne ve bebeğin yaşamını devam ettirdiği ilk başarılı sezaryen ameliyatı 1900’lü yılların başında Saray Cerrahi olan Cemil Topuzlu tarafından Istanbul Nişantaşı’nda bir konakta gerçekleştirilmiştir. Günümüzde antibiyotiklerin, sütur (dikiş) materyallerinin, sterilizasyon yöntemlerinin, cerrahi tekniklerin, cerrahi tecrübenin ve anestezi biliminin gelişmesi ile sezaryen ile doğum eski yıllara göre çok daha güvenli bir ameliyat haline gelmiştir.

9 Madde de Sezeryan Ameliyatı

1- Sezaryen sırasında annenin ölmediği ilk ameliyat 1500’lü yıllarda gerçekleşmiştir.
2- 1800’lü yılların sonlarına doğru bile sezaryen sırasında anne ölümü %85 kadar yüksek orandaydı. Ölümler çoğunlukla ameliyat sırasında kanamanın durdurulamaması nedeniyle olurdu.
3- Amerikada ilk başarılı sezaryen ameliyatı West Virginia eyaletinde Dr. Jesse Bennett tarafından 1794 yılında gerçekleşmiştir. Eşi Elizabeth’i ameliyat etmiştir.
4- İngiltere’de ilk başarılı sezaryen ameliyatı 1815-1821 yılları arasında bir tarihte James Miranda Stuart Barr isminde bir kadın tarafından gerçekleştirilmiştir.


5- 1876 yılında italyan profesör  Eduardo Porro sezaryen ameliyatı yapılan kadınların ameliyat sırasında rahimlerinin de alınmasını önermiştir ve uygulamıştır. Bunu savunmasındaki amaç kanamayı durdurabilmek ve enfeksiyonları önlemektir.
6- Bu yıllarda henüz günümüzdeki kendiliğinden emilerek kaybolan sütür (dikiş) mataryelleri olmadığı için cerrahlar rahimdeki kesiklere ve karın içerisine dikiş atmaktan kaçınırlardı çünkü bu dikişler alınmadığı için ameliyat sonrasında enfeksiyonlara neden oluyordu.
7- 1928 yılında penisilin  Alexander Fleming tarafından bulundu ve 1940 yılında ilaç olarak kullanılmaya başlandı. Bu tarihten sonra sezaryen ve diğer ameliyatlarda enfeksiyonlar oldukça azalmıştır.
8- 1900’lü yılların başlarında Prof. John Martin Munro Kerr’in tarif etmesi sayesinde sezaryende uterus (rahim) alt segment transvers şekilde (Şekil 1, C) kesilmeye başlandı ve bu sayede enfeksiyon ve uterus rüptürü (yırtılması) gibi komplikasyonar azaldı. Böylelikle sezaryen ameliyatı hekimler tarafından daha az korkulur, daha çok tercih edilir bir ameliyat haline geldi. Daha önceleri uterus dikine (Şekil 1, A – B) kesilirdi.
9- Günümüzde antibiyotiklerin, sütur (dikiş) materyallerinin, sterilizasyon yöntemlerinin, cerrahi tekniklerin, cerrahi tecrübenin ve anestezi biliminin gelişmesi ile sezaryen eski yıllara göre çok daha güvenli bir ameliyat haline gelmiştir.

SPONSOR REKLAMLAR

Leave a Reply