Katarakt Ameliyatının Tarihçesi

Katarakt Ameliyatnın Tarihçesi

SPONSOR REKLAMLAR

Katarakt göz içerisindeki dogal mercegin saydamlıgını kaybetmesidir. Saydamlıgını kaybeden lens opaklasır,
rengi koyulasır ve hastanın görmesi giderek düser.  Kataraktta en belirgin belirti görmenin azalmasıdır.
Bunun dısında görüntülerde yansımalar ve dagılmalar görülebilir .  Tek tedavi seçenegi cerrahidir.  Katarakt
kelimesi antik Yunan döneminde selale anlamına gelen “katarrhaktes”  kelimesinden köken almaktadır.
O dönemlerde katarakt gözün içerisine inen bir su akısı olarak algılanmıstır.

Katarakt ameliyatı M.Ö. 800’lü yıllarda ilk defa Hindistan’da mil çekme (couching) adı verilen yöntemle Susruta tarafından yapılmıstır. Bu yöntem ile göz içerisindeki “akmayan suyun” yönünün degistirildigi düsünülerek, gözün beyaz kısmından (skleradan) göze bir bıçakla girilip, göz içerisindeki lens, göz bosluguna düsürülürmüstür. Avrupa’da katarakt ameliyatı ile ilgili ilk kayıtlara yazar Celsus’un “De Medicine” adlı eserinde rastlanmaktadır ve yine mil çekme tekniginden bahsedilmektedir.

SPONSOR REKLAMLAR

Anadolu’da mil çekme yöntemi uygulayan ve hekim olmayan kisilere kehhal (halk arasında kırlangıç) adı verilmistir. Kehhallerin köy köy dolasarak kataraktlı kisileri toplayıp mil çekme yöntemi uyguladıkları bilinmektedir. Ayrıca 1200’lü yıllarda Sivas’ta bulunan Darüssifa’da ve 1400’lü yıllarda da Manisa’da bulunan Körler Hastanesi’nde de görev aldıklarını gösteren kayıtlar mevcuttur.


Katarakt cerrahisinde uygulanan modern yöntem, küçük kesili fakoemülsifikasyon cerrahisidir. Bu yöntemde
kataraktlı lens, fakoemülsifikasyon yöntemi ile alınır ve hastanın gözüne yapay göz içi mercek takılır.
Günümüzde, dünyada en çok yapılan cerrahi, katarakt cerrahisidir ve modern katarakt cerrahisinin sonuçları
çok basarılıdır.

One Response

Leave a Reply