TIKLAYIN. Hafıza Teknikleriyle YKS YKS ..

Evren Kelimesinin Kökeni

Evren Kelimesinin Kökeni

Kenan Paşa öldü mü/Issız evren kaldı mı?

SPONSOR REKLAMLAR ---

İtiraz etmek hakkınız! Çünkü Alp Er Tonga sagusundan/ağıtından bu parça Divanü Lügati’t- Türk’deAlp Er Tonga öldü mü/Issız ajun kaldı mı?” şeklindedir.

Türkçenin ilk sözlüğü sayılan Divanü Lügati’t- Türk’de (DLT) “evren” kelimesi var, fakat farklı mânada: “Evren: Demirci ocağı gibi yapılan ve içinde ekmek pişirilen yer” (Ercilasun-Akkoyunlu neşri, 2014).

SPONSOR REKLAMLAR ---

11.yüzyılda kaleme alınan DLT’ün “dünya, âlem” anlamındaki kelimesi ajun. 20. yüzyıldaajunu da “acun”
olarak sözlüklerimize aldık. 1935’te yayınlanan Türkçeden Osmanlıcaya Cep Klavuzu’nda iki kelimenin açıklamalarındaki benzerlik aşikâr:

Acun: 1. Dünya=Terre. 2. Cihan, âlem=Monde. 3. Dehr.

Evren: Kâinat, âlem, devran, mükevvenat, cihan=Univers.

“Acun” açıklanırken iki Fransızca karşılık da ihmal edilmemiş. Terre ve monde (Hani ya “dehr”in  Fransızcası ? Yoksa onlar dehr’e  Fransız mı kalıyorlar?).

 

SPONSOR REKLAMLAR ---

Hasan Bedreddin’in Fransızcadan Türkçeye Küçük Kamus’unda terre” şöyle açıklanıyor: “Arz, küre, zemin. Yeryüzü. Toprak, arazi. Memleket, diyar. Kara, yer”. Mondeun açıklaması ise şu şekilde: “Dünya, âlem, cihan. Arz, yer”.
İki kelimenin anlam ayrımı herhalde kullanıldığı cümlelerden çıkarılabilir. Kılavuz’da evren kelimesinin karşılıkları
verilirken Fransızcasınınunivers olarak tasrih edilmesi ilgi çekici. Belki de “evren”in 20. asırda kullanılırlık

oranını artıran, bu karşılık. Hasan Bedreddin universi şöyle açıklıyor: “Âlem, cihan, kâinat”. “Acun” Dil Kurumu’nun Türkçe Sözlük’ünün ilk baskısında (1945) “Kaosa karşıt olarak düzgün ve uyumlu diye anılan evren, kosmos” şeklinde açıklanıyor.

10 yıl sonra bu kafa karışıklığını nasıl yorumlamalı? Hadi onu yorumladık, ya bu sözlüğün 2000’li yıllardaki 11.baskısında “acun”un karşısına sadece “dünya”yı koymak nasıl bir duygu? Buna dilde “kaos” denmez mi?

Yine de “evren”in açıklamasına bakmadan karar vermemek lâzım. Buyurun Türkçe Sözlük’ün 1945 “evren”ine!

1.Ejderha. 2. Zaman. 3. Ulu. Bu üç anlam, D.D., yani Derleme Dergisi’ne göre verilmiş. Eski yazılı kaynaklar taranarak yapılan bu çalışma daha sonra Derleme Sözlüğü olarak yayınlanmıştır. 4. anlam ise T.D., yani Tarama Derleme Dergisine göre: Felek.
Tarama Dergisi’nin daha sonra Tarama Sözlüğü olarak yayınlandığını da kaydedelim. Kelimenin 5. bir anlamı daha var, bunun için kaynak belirtilmiyor. Bu anlamın yakıştırılmış/uydurulmuş anlam olduğunu söyleyebiliriz. Astronomi ilmine göre, evren “var olan şeylerin bütünü ve özellikle bütün gök varlıklarının topu, kâinat” imiş. Nedense bu defa Fransızca karşılığını yazmamışlar!

SPONSOR REKLAMLAR ---

 

“Evren”in “kâinat” mânası var mıydı? Tuncer Gülensoy Türkiye Türkçesindeki Türkçe Sözcüklerin Köken Bilgisi  Sözlüğü’nde eski Türkçede “evren”in “gök kubbe; çöreklenen şey” anlamına geldiğini, eski Anadolu Türkçesinde ise “felek” anlamına kullanıldığını kaynak belirtmeden kaydediyor. 14. Asra ait İbn-i Mühenna Lügati’nin indeksini  yayınlayan Aptullah Battal (Taymas),  “üzerinde yıldızların döndüğü gök,felek” açıklamasına yer veriyor. Evirmek  çevirmek deyimine atıfla eskiden “evirmek”in tek başına döndürmek mânasına kullanıldığını, “evren”in de bu fiille ilişkisi olduğunu yazıyor.

 

Bu kitabın ilk 1934’te yayınlandığını, Aptullah Battal’ın Türk Dili Tedkik Cemiyeti azalarından olduğunu, dil devrimini makulleştirmek vazifesi gereği hareket ettiğini söyleyebiliriz. Daha o zamanlar Kutadgu Bilig yayınlanmamıştır. İslâmî Türk edebiyatının bu ilk eserinin tıpkı basımları 1940’lı yılların başında yapılmış, Latin harfli neşri ise Reşit Rahmeti Arat tarafından 1947’de gerçekleştirilmiştir.

Taymas, kitap neşredilmeden ondan aldığı bir mısra ile “evren/ewren”in eskiliğini gösteriyor: Türüttü bu evren tutçu evrilir… (Allah) sürekli dönen feleği yarattı… Kaşgarlı Mahmud ile Balasagunlu Yusuf aynı bölgede ve çağda yaşadılar, aynı yıllarda DLT ve Kutadgu Bilig’i yazdılar. Fakat ikisinin “evren”i farklı! Bunu açıklamak zor!

SPONSOR REKLAMLAR ---

Leave a Reply