Beşiğin Tarihçesi

Beşiğin Tarihçesi

SPONSOR REKLAMLAR

Beşik, ana kucağının sıcaklığını hissettiren ilk evidir bebeğin. Irk, inanç, kültür fark etmez; her annenin başucunda sabahlayan yardımcısıdır. Sağa sola salınarak anne karnını hatırlatır kucağını açtığı yavruya. Onun huzur dolu dansına annenin billur sesiyle söylediği ninniler eşlik ederken, yüzünün kıyısına vuran tatlı tebessümle gezer durur rüya âleminde. Beşiğin tarihçesini Öğrenmek istermisiniz.

SPONSOR REKLAMLAR

 

Avrupa dillerinde (Almanca kinderwiege, Fransızca berceau, İngilizce cradle) ‘bebek yatağı’  anlamına gelen terimler yakınlara kadar  hayatımızın demirbaşı olan beşiği tam olarak karşılamaktan uzaktır.


Resim 2:
 18. yüzyılda Avrupa’da kullanılan dolap formu verilmiş bu ahşap beşik, tabuttan ilham alınmış intibaı uyandırmıyor mu sizce de?

 

 

SPONSOR REKLAMLAR

Türkçedeyse beşik, “süt çocuklarını  sallayarak uyutmaya yarayan, tahta ve çeşitli madenlerden yapılmış küçük karyola” anlamına gelir. Sallamak anlamındaki bişi köküne +k yapım eki eklenerek meydana getirilen kelimeye Divânu Lügati’t- Türk’te sık sık rastlarız. Günümüz Türk lehçe ve  şivelerinde aynı yahut  değişime uğramış şekilleriyle bişik, besik, pejik olarak karşımıza çıkar.

 

Orta AsyaAnadolu’da beşikle ilgili birçok örf ve adet olduğu malumumuz. Bunların  en dikkat çekenlerden biri, yeni doğan çocuğa düzenlenen “beşik töreni”. Törene katılacak en mühim misafirler annenin ailesidir. Törene en başta beşik olmak üzere çocuğa gerekli bütün eşyayı, oyuncaklarına varıncaya kadar getirirler. Bir diğer adet de beşiğin baş tarafına sarı renkli tülbent takmak. İnanışa göre sarı tülbent çocuğu sarılık hastalığından korurmuş.

Resim 3: Hasır Beşik Hafif ve taşınabilir beşikler arayan annelerin tercihi, yüzyıllar evvel olduğu gibi bugün de hasırdan mamul olanlar.

SPONSOR REKLAMLAR

 

 

 

 

 

SPONSOR REKLAMLAR

 

Resim 4:  Estetize mapushane 20. yüzyıl şehirlerinde sıklıkla rastladığımız bu ahşap modelde parmaklıklar estetize
edilmiş; yine de hapishaneyi hatırlatıyor.

Anne kokulu uykular

Çocukların beşiğe bağlanması âdetini es geçmek olmaz tabii. Bu uygulama bir tür işkence gibi düşünülse de işin aslı öyle değil elbette. Çocuğu beşiğe bağlamak, uyurken istemsiz hareketler yapmasına, yüzünü tırmalamasına, el ve ayaklarının kıpırdaması yüzünden ani korkular yaşamasına, tehlikeli olabilecek şekilde sağa sola dönmesine engel olur, dolayısıyla rahat bir uyku uyumasını sağlar.

SPONSOR REKLAMLAR

Hepsi bir yana, Anadolu’da beşiklerin vazgeçilmez aksesuarlardan “toy otu”na değinmesek olmaz. Toy  otundan mamul bir kolyenin beşiğin başucuna asılmasının sebebi ‘anne kokusu’na eşdeğer bir koku salgılamasıymış.

Resim 5 : Anne yerini tutmasa da Anne kucağı formunda tasarlanan ve son birkaç yüzyıldır yeni doğan bebekler için tercih edilen beşikler ahşap, suntalam ya da demirden imal edilir.

Huzura doyduğu tek yer ana kucağı olduğu için toy kokusu sayesinde tarlaya giden annesi yanındaymışçasına deliksiz uyurmuş bebek. Bu garip otta hafif bir ter, yeşil ot ve baharat kokusu mevcutmuş. Tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan annelerin üstüne sinen ter kokusu, Türk mutfağının eşsiz baharatlarının rayihasına karışır, bebekler de geceleri ter ve baharat karışımı koku eşliğinde deliksiz bir uyku çekerlermiş. İster ahşaptan, ister altın veya gümüşten yapılsın, yüzyıllar boyu huzur dolu ninnilere yorulmak bilmeden sallanarak refakat etmiş beşik. Ne yazık ki içinde uyuyan bebeği büyütürken zamana yenik düşmüş ve yerini günümüz evleri için tasarlanmış, toy otu kokusundan yoksun, hapishane tipi parmaklıklı karyolaya bırakmış.


 Resim 6: Bebeklerin, başlık ve yan kısımları boylu boyunca parmaklıkla çevrili bu modern karyolalarda uyuyamamasına şaşmamak gerek!

SPONSOR REKLAMLAR

Tarihin karanlıklarına gömülmeye yüz tutmuş mahzun beşiklerimiz, asırlarca sevgiyle bağrına bastığı insanoğlunun gün gelip kendisini yüz üstü bırakabileceğini nereden bilsin?

Leave a Reply