9. Sınıf Tarih Dersi 4. Ünite Ders Notları

9. Sınıf Tarih Dersi 4. Ünite Ders Notları

Değerli Takipçilerimiz bu makalemizde sizlere 9. Sınıf Tarih Dersinin 4. Ünitesi olan İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası Ünitesi kısa ders notları, Kısa Özetler vereceğiz. Biliyorsunuz 9. Sınıf Ders Notları PDF şeklinde ekleme yapmıyoruz. Zira hem kullanımı zor oluyor. Hemde düzenleme ihtimali ortadan kalkıyor. Bu şekilde ekleyerek sonradan düzenleme yapma imkanı doğurmuş oluyoruz. Şimdi Bu Ünitede neler Öğreneceğiz bir bakalım.
NELER ÖĞRENECEĞİZ?
• Asya’da Türk topluluklarının tarih sahnesine çıktığı başlıca kültür çevrelerini
• İlk ve Orta Çağlarda, Orta Asya’daki Türk devletlerinin güç ve yönetim yapısını
• Orta Asya coğrafyasının Türk topluluklarının hayat ve geçim tarzına etkisini
• Kavimler Göçü’nün sebep ve sonuçlarını
• İlk Türk devletlerinin çevre devletlerle ilişkilerini

SPONSOR REKLAMLAR

Ünitemizin konuları da aşağıdaki gibi
ÜNİTE KONULARI
4.1. AVRASYA’DA İLK TÜRK İZLERİ
4.2. BOYLARDAN DEVLETE
4.3. TÜRKLERDE COĞRAFYA İLE OLUŞAN YAŞAM TARZI
4.4. KAVİMLER GÖÇÜ
4.5. İLK TÜRK DEVLETLERİ VE KOMŞULARI

AVRASYA’DA İLK TÜRK İZLERİ
Avrasya, Asya ile Avrupa’nın neredeyse tamamını içine alan coğrafi bir bölgedir.

Türk adı;
Çin kaynaklarına göre “miğfer”,
Kaşgarlı Mahmut’a göre “olgunluk çağı”,
A. Wambery’e (Vambrey) göre “türemek”,
Ziya Gökalp’e göre “kanun ve nizam sahibi” anlamına gelmektedir.
Türk adına, çeşitli anlamlar verilmesine rağmen “güç, kuvvet” anlamına geldiği anlaşılmıştır.
NOT: Tarihte Türk adını kullanan ilk devlet Kök Türk Devletidir.

SPONSOR REKLAMLAR

Coğrafi Ad Olarak Türkiye:
• Türkiye kelimesi, ilk olarak VI. yüzyılda Bizans kaynaklarında “Orta Asya” için kullanmıştır.
• Bizans kaynakları, IX ve X. yüzyıllarda Volga’dan, Orta Avrupa’ya kadar uzanan sahaya da Türkiye adını vermiştir.
• XI-XIII. yüzyıllarda Mısır ve Suriye’ye Türkiye denmiştir. Anadolu ise XII. yüzyıldan itibaren Türkiye olarak tanınmaya başlanmıştır.

Orta Asya Kültür Merkezleri
Türklerin bilinen ilk ana yurdu Orta Asya’dır. Orta Asya, batıda Hazar Denizi, kuzeyde Kırgız bozkırları ve Altay Dağları, doğuda Moğolistan ve Çin’in batısı (Doğu Türkistan), güneyde ise Tibet Platosu ve Hindukuş Dağları arasında yer alır.
Anav Kültürü (MÖ 4000-MÖ 1000)
Türklere ait olduğu düşünülmektedir. Türk kültürünün önemli bir unsuru olan at, ilk defa bu kültürde görülmüştür. Orta Asya’nın en eski kültürüdür.
Afanesyevo Kültürü (MÖ 2500-MÖ 1700)
Türklere ait en eski kültür bölgesi olarak kabul edilmektedir. Çakmak taşından ok uçları, bıçaklar, kemik iğneler, bakır eşyalar, basit çömlekler bu kültürün belli başlı eserleridir.
Andronova Kültürü (MÖ 1700-MÖ 1200)
Adını Yenisey yakınlarındaki Andronova yerleşiminden alan bu kültür, bir önceki Afanesyevo kültürünün daha geniş bir alana yayılmış ve gelişmiş şeklidir.
Karasuk Kültürü (MÖ 1200-MÖ 700)
Dünyanın pek çok bölgesine göre demiri daha erken işlemeye başlamışlardır. İskit kültürünü oluşturan atlı-göçebe kültürünün Orta Asya’ya yayılmasını sağlamışlardır.
Tagar Kültürü (MÖ 700-MÖ 300)
Tunçtan bıçak, ok uçları, küçük hayvan heykelleri, çeşitli hayvan tasvirleri ve otağ şeklinde ağaç evler bu kültürün belli başlı eserleridir.

BOYLARDAN DEVLETE

Eski Türk toplumunun sosyal yapısı; oguş (aile), urug (aileler birliği), boy (ok), budun (millet) ve il (devlet) şeklinde birbirine sıkı sıkıya bağlı olan unsurlardan meydana geliyordu.
Budunların bir kağan etrafında bir araya gelmesiyle de il oluşurdu. Türkler, devlete “el” veya “il” adını vermiştir.


Türk Devletlerinde Gücün Meşruiyet Kaynağı

KUT ANLAYIŞI:
Türklerde devleti yönetme yetkisinin kağana, Gök Tanrı tarafından verildiğine inanılırdı.
İnanışa göre; Tanrı, Türk kağanına kut vererek hükümdarlık gücü ve yetkisi verirdi.
Kut, kan yoluyla geçtiği için bütün hanedan üyeleri kağan olma hakkına ve yetkisine sahiptir.

Hükümdarın Görevleri

  • Türklerde kağan, hem bütün devlet teşkilatının başı hem de toplumun lideri durumundaydı.
  • O, devletin başı olarak iç ve dış siyaseti düzenler,
  • savaş ve barışa karar verir,
  • ordulara komutanlık eder,
  • elçiler gönderir ve elçileri kabul ederdi.
  • Ayrıca devlet teşkilatının her kademesindeki görevlileri tayin eder veya onları görevlerinden alırdıTürk devletlerinde hükümdarlara; şanyü, tanhu, han, yabgu, ilteber, idikut, erkin ve kağan gibi unvanlar verilmiştir.

Hunlardan itibaren Türklerde bazı hükümdarlık sembolleri de görülmektedir. Bunlar; taht, davul, otağ, kotuz, tuğ ve yaydır.
Gücün Maddi ve Temel Kaynakları
Bozkırın sert yapısı, bölgede yaşayan kavimleri etkilemiş ve konar-göçer hayat tarzının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Konar-göçerler, ulaşımda ve göçlerde atı kullanarak bu zorlu koşulların üstesinden gelmiştir

SPONSOR REKLAMLAR

Güç Paylaşımı ve Yönetim
Kurultay:Türk devlet teşkilatında kurultay (toy); siyasi, kültürel, hukuki ve ekonomik konularda genel kararlar alan ve devlet yönetiminin temelini oluşturan en yüksek kuruluştur.
Kağan, hanedan üyeleri, hatun, aygucı ve boy beylerinden oluşan kurultay, genellikle yılda üç kez toplanarak devlet işlerini görüşürdü.
Kurultay’ın üyelerine “toygun” denilirdi.
Kağan, kurultayın doğal başkanıydı ve kağanın olmadığı zamanlarda aygucı (başbakan) kurultaya başkanlık ederdi.

NOT: Kurultay kararlarının uygulanmasını sağlayan buyruklardan (bakan) oluşan bir ayukıya (hükûmet) vardı.

İkili Teşkilat

İlk Türk devletlerinde ülkenin yönetimi, doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrılmıştır. İkili teşkilatlanma denilen bu sistemde, kağan, doğuda otururken batının yönetimi hükümdar ailesinden önde gelen bir kişiye, genelde kağanın kardeşine bırakılırdı. Batı’daki yabgu unvanlı yönetici, Doğu’daki kağana bağlı olarak töre hükümlerini yürütürdü.
Gök Tanrı’nın, kağana iktisadi güç anlamına gelen “ülüş” (“pay, hisse, nasip, kısmet”) bağışladığına inanılırdı.

Asya Hun Devleti (MÖ 220-MS 216)

Tarihte Türklerin kurduğu ilk devlet Asya Hun Devleti’dir. Merkezi Ötüken’dir. Hunların bilinen ilk kağanı Tuman’dır. Mete MÖ 209’da babası Tuman’ı tahttan indirerek Hunların başına geçmiştir.
Mete Han, Türkçe konuşan ve Türk soyundan olan toplulukları ilk kez Hun hâkimiyeti altında toplamıştır.
Mete Han’dan sonra Çin entrikaları sonucunda Hun Devleti, Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldı. Batı Hunlarına Çin son verdi. Doğu Hunları tekrar güçlenmeye başladıysa da taht kavgaları yüzünden Kuzey ve Güney olarak ikiye ayrıldı ve etkilerini kaybetti.

I. Kök Türk Devleti (552-630)
Tarihte Türk adını ilk defa resmî devlet ismi olarak kullanmışlardır. Bumin Kağan tarafından kurulmuşlardır.
Bumin Kağan, İl Kağan unvanını alarak ülkenin batı kısmının idaresini kardeşi İstemi Yabgu’ya verdi. En parlak dönemi Mukan Kağan dönemidir. Mukan Kağan’dan sonra devlet eski gücünü yitirmiş ve ikiye ayrılmıştır ve Çin hakimiyetine girmiştir.
Türkler 630 yılında Çin hâkimiyetine girdikten sonra birçok Türk beyi Çin’e karşı isyan etti. Bunların en önemlisi Çin sarayını basmak isteyen Chie-shih-shuai’n (Kürşat) 639 yılındaki baş kaldırışıdır. Kürşat, Çin sarayını basarak veliahtı kaçırmayı ve onu kendi ülkesine götürmeyi planlamıştı. Ancak havanın aniden fırtınaya dönüşmesi ve ırmağın taşıp önlerini kesmesi yüzünden bu girişim başarısız kaldı. Ardından bağımsızlığı kazanma adına 648, 679 ve 681 yıllarında üç girişim daha yaşandı.

II. Kök Türk Devleti (682-742)

    • Kutluk Kağan, devleti derleyip toplayan anlamına gelen “İlteriş” unvanını aldı.
    • Tonyukuk ise “Apa Tarkan” unvanını alarak Kağan’ın en büyük yardımcısı oldu.
    •  Bilge Kağan’dan sonra devletin başına geçen kağanların yetersiz olmaları, Basmil ve Uygur isyanları sonucunda devlet zayıflamış, ardından da Uygurlar tarafından yıkılmıştır.
    •  Bilge Kağan ve Kül Tigin kardeşler döneminde devlet en parlak dönemini yaşamıştır.

Kutluk önderliğinde ayaklanan Kök Türkler 682 yılında II. Kök Türk (Kutluk) Devleti’ni kurdular.

SPONSOR REKLAMLAR

Uygur Devleti (744-840)
744 yılında Kutluk Bilge Kül Kağan, merkezi Karabalgasun olan bağımsız Uygur Devleti’ni kurmuştur.
Kül Kağan’dan sonrayerine oğlu Moyen Çor geçmiştir. Bu dönemde devletin sınırları batıda Siri Derya (Seyhun) Nehri boylarına kadar uzanmıştır. Moyen Çor’dan sonra hükümdar olanBögü Kağan, Mani dinini kabul etmiştir
Mani dini Uygurları zayıflatan en büyük etken olmuştur. Uygurları hareketsizliğe, et yememeye, savaş yapmamaya teşvik eden bu din onların savaşçı özelliklerinin zayıflamasına neden olmuştur. Fakat sonradan Uygurların bilim, sanat ve edebiyattaki ilerlemelerine etki etmiştir. 840’ta Kırgızlar, Uygur Devleti’ne son vermiştir. 840 Kırgız yenilgisinden sonra başka bölgelere göç etmek zorunda kalan Uygurlar, zamanla gittikleri yerlerde yeni devletler kurdular. Bunlardan ilki Çin’in kuzeyine göç eden Sarı (Kansu) Uygurları’dır. Sarı Uygurlar günümüzde Kuzeybatı Çin’de yaşamaya devam etmektedir. Diğer devlet ise Beşbalık, Turfan, Hoça ve Kaşgar‘ı içine alan Turfan Uygur Devleti’dir. Turfan Uygurları, günümüzde Çin’e bağlı Doğu Türkistan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşamaktadırlar.

İlk Türk Devletlerinde Töre
İlk Türk devletlerinde hukukun temelini ve kaynağını geleneklerden alan sözlü hukuk kuralları denilen “töre” oluştururdu.
Kağanlar da dâhil olmak üzere bu töreye herkesin uyması zorunludur.
Türklerde Coğrafya İle Oluşan Yaşam Tarzı

Toplumların yaşadığı bölgelerin coğrafi özellikleri hayat tarzının ve ekonomik faaliyetlerin şekillenmesinde etkilidir.
Türklerin yaşam tarzında da Orta Asya’nın özellikleri belirleyici olmuştur. Bozkırlarla kaplı Orta Asya’da Türkler konargöçer bir yaşam tarzı benimsemiş, hayvancılıkla uğraşmıştır. Ayrıca taşınabilir sanat eserleri, sözlü hukuk kuralları, dinsel inanış, edebiyat anlayışı da bu yaşam tarzına uygun şekillenmiştir.
Avrasya’da yaşayan bazı Türk boyları uygun tarım alanlarında hem tahıl hem de sebze meyve yetiştirmiş, sınırlı da olsa şehirler kurup, kalıcı eserler oluşturmuşlardır.
Orta Asya Türk Göçlerinin Sebepleri
1. Kuraklık: En eski yurtta yağışlar yetersiz ve düzensizdi. Sık sık karşılaşılan kuraklık, sürdüler üzerinde olumsuz etkiler yapmaktaydı.
2. Şiddetli Kışlar: Bazı kışlar çok kar yağması hayvanların ot bulamayarak kırılmalarına ve kıtlığa neden olmaktaydı.
3. Hayvan Hastalıkları: Hayvanlar arasında çıkan bulaşıcı ve salgın hastalıklar da geniş ölçüde hayvan kırımına yol açar, koyun ve at sürülerini yok ederdi. Bu durum, başlıca geçim kaynağı hayvan yetiştiriciliği olan Türk toplumlarını çok zor durumlara düşürüyordu.
4. Kendi Aralarındaki Mücadeleler: Türk kavimleri arasında sık sık silahlı çatışmalar olurdu. Bu çatışmalar, siyasi hakimiyeti ele geçirmek, kuraklık yüzünden daha verimli topraklara sahip olmak veya birbirlerini itmek gibi sebeplerden çıkıyordu. Yenilen topluluklar düşmanlarından kurtulabilmek için, ya önlerindeki topluluklara saldırırlar veya uzak yerlere göç ederlerdi. Bu, Orta Asya tarihinde en eski zamanlardan son yüzyıllara kadar görülen bir olaydır. Orta Asya Türk Tarihi’nin başlıca özelliğini bu gibi olaylar meydana getirir.

Bunlar ilk büyük göçlerin nedenleridir. Daha sonraki dönemlerde devam eden Türk göçlerinde:
1. Nüfus artışı
2. Otlakların yetersizliği
3. Çin baskısı
4. Yeni ülkeler fethetmek ve yeni devletler kurmak ya da “dünyaya hakim olma” arzusu etkili olmuştur.

Göçlerin Sonuçları
Türk göçleri sonunda;
• Orta Asya’dan göç eden Türkler farklı bölgelere (Anadolu, Suriye, Orta Avrupa ve Sibirya) yerleştiler.
• Farklı kültürlerden etkilendiler ve kendi kültürlerini gittikleri bölgelere yaydılar.
• Göç ettikleri bölgelerde değişik adlarla devletler kurdular.
• Türk tarihini araştırmak zorlaştı.

Türklerde Askeri teşkilat

Türklerde Askeri teşkilat

SPONSOR REKLAMLAR

TÜRKLERDE ASKERÎ KÜLTÜR
-Türkler, savaşçı kimliğiyle ön plana çıkmasında sert iklim koşulları, Orta Asya’daki diğer milletler ve Türk boyları arasındaki mücadeleler etkili olmuştur.
-Türk toplumunda eli silah tutan herkes asker sayılırdı.
-Tarihte düzenli ilk Türk ordusunu Mete Han MÖ 209’da kurmuştur. Mete Han’ın kurduğu bu sisteme “Onlu teşkilat” adı verilmiştir.
-Geçmişten günümüze dünyadaki modern ordular, bu onlu teşkilatı temel alarak ordularını bu şekil düzenlemiştir.
-Orhun Yazıtları’nda ordu kelimesi “sû” terimi olarak kullanılmıştır.
-Ordunun başında bugünkü genelkurmay başkanı yerinde olan “sû-başı”lar bulunmuştur.
-Türkler, atı savaş sahasında kullanarak düşmanlarına karşı hız ve manevra üstünlüğü kazanmıştır.
-Süvarilerden oluşan Türk ordularının başlıca silahları, ok ve yaydı.

Turan taktiği, iki farklı savaş yönteminin uygulanması ile yapılan bir savaş usulüdür. Bu taktik, sahte ricat (geri çekilme, kaçma) ve pusudan oluşur. Bu savaş usulüne, Türk yurdunun eski adından dolayı “Turan taktiği” veya “Hilal taktiği” denilmiştir

KAVİMLER GÖÇÜ
Asya Hun Devleti’nin zayıflaması ve yıkılış sürecine girmesiyle bazı Türk boyları I. yüzyıldan itibaren batıya doğru göç etmiştir. Türkleri batıya doğru harekete geçtiklerinde, önlerine çıkan kavimleri (Germenler, Ostrogotlar, Vizigotlar gibi) batıya doğru sürükleyerek yerlerinden etti. Hunlardan kaçan bu kavimler, başka kavimleri domino taşı etkisiyle itmiş ve bu topluluklar 376 yılında kitleler hâlinde Roma İmparatorluğu topraklarına
girmiştir. Tarihte bu büyük nüfus hareketine Kavimler Göçü denilmektedir

Kavimler Göçü Ne Getirdi?
• Kavimlerin hareketiyle Avrupa kıtasında büyük bir kargaşa yaşandı.
• Günümüz Avrupa milletlerinin temelleri atıldı.
• Roma İmparatorluğu, Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldı.
• Avrupa Hun Devleti kuruldu.
• Avrupa’da feodalite güç kazandı ve skolastik düşünce gelişti.

Avrupa Hun Devleti
-Hunlar Balamir idaresinde Avrupa içlerine kadar ilerlemişlerdir. Kavimler Göçü olarak bilinen bu önemli olayın sonucunda Avrupa Hun Devleti bölgede önemli bir güç hâline gelmiştir Balamir’den sonra hükümdar olan Uldız, Doğu Roma İmparatorluğu baskı altında tutulurken Batı Roma İmparatorluğu’yla dostluk kurmuştur.
-Rua, Doğu Roma entrikalarını etkisiz hâle getirmek için Balkan seferine çıkmış ve Doğu Roma’yı vergiye bağlamıştır.
-Rua’dan sonra hükümdar olan Attila devlete en parlak dönemini yaşatmıştır.Attila Doğu Roma İmparatorluğunu 434 yılındakı Margus Antlaşması’ ile vergiye bağlamıştır. Verdiği sözleri yerine getirmediği için 441 yılında Doğu Roma üzerine I. Balkan Seferi’ni düzenlemiştir.
-Attila, 447 yılında Doğu Roma’nın barış şartlarına yine uymaması üzerine II. Balkan Seferi’ne çıkmış ve Doğu -Roma’yla Anatolios Antlaşması’nı imzalamıştır. Bu antlaşmayla birlikte Attila, devletinin dış siyasetini değiştirmiş ve -Batı Roma İmparatorluğu üzerine yönelmiştir.
-Avrupa Hunları, düzenlediği bu iki sefer sonunda Kuzey İtalya’yı ele geçirmiştir. Batı Roma’ya üstünlük
sağlamıştır. Attila’dan sonra Avrupa’da tutunamayacağını anlayan Hunlar, Karadeniz’in kuzeyine çekilmiştir.

Orta Çağ’da Türk Devlet ve Toplulukları.

Avar Hakanlığı (558-805) I. Kök Türk Devleti; Avar Hakanlığına son verince Avarlar, Batı’ya göç etmiş ve Bayan Han zamanında Orta Avrupa’da devlet kurmuşlardır. İstanbul’u iki kez kuşatmışlardır.
Karluklar (627-1212), Talas Savaşı’nda Çinlilere karşı Müslüman ordusunun yanında yer aldılar. Karluklar, İslamiyet’i kabul eden ilk Türk topluluğudur. Karahanlı Devleti’nin kurulmasında etkili olmuşlardır.
Hazar Hakanlığı (630-968), VII ve X. yüzyıllarda Kafkaslar ve Karadeniz’in kuzey düzlüklerinde kurulmuştur. Hazarlar, Museviliği benimseyen tek Türk topluluğudur.
Türgişler (659-766), Emevilerle mücadele ederek Arapların Orta Asya’da hâkimiyet kurmasını engellemiştir. Kendi adlarına para bastırmışlardır.
Tuna Bulgar Devleti (679-869), Dobruca’nın güneyinde Asparuh (679-702) tarafından kurulmuştur. Boris Han Dönemi’nde (864) Hristiyanlığı resmen kabul etmiştir.
İtil (Volga) Bulgar Devleti (680-1391), Büyük Bulgar Devleti’nin yıkılmasından sonra Otuz-Ogurlar’dan bir grup tarafından kuruldu. X. yüzyılın ilk yarısında İslamiyet’i kabul etmişlerdir.
Oğuzlar (766-1000), X. yüzyılın sonlarına doğru İslamiyet’i kabul eden Oğuzlar, Büyük Selçuklu ve Osmanlı gibi imparatorluklar kurmuşlardır.
Kırgızlar (840-1207), 840 yılında Uygur Devleti’ni yıkarak Ötüken’de Kırgız Devleti’ni kurdular. XIII. Yüzyılda Moğolların egemenliğine girdiler.
Kıpçaklar, (Kumanlar) Bizans’a karşı akınlar düzenlemiştir.
Doğu Avrupa-Batı Sibirya bozkır bölgelerinin tamamını kapsayan bölge, İslam kaynaklarında “Deşt-i Kıpçak” (Kıpçak Bozkırı) adıyla anılmıştır. 1250’de Mısır’da kurulan Memlûklular Devleti kısa bir süre sonra Kuman-Kıpçak Türklerinin eline geçmiştir. Zaman içerisinde bir kısmı Hristiyanlığı benimseyen Kıpçakların bir kısmı da Kırım, Kafkaslar ve İdil Bulgarları ülkesinde Müslüman olmuştur.
Peçenekler, Bizans’a karşı akınlar düzenlemiştir. Bizans ordusunda paralı askerlik yapan Peçenekler, Malazgirt Savaşı’nda Bizans ordusundan ayrılarak Alp Arslan’ın ordusuna katılmıştır.
Macarlar, Hazar egemenliği altında olan Macarlar, Peçeneklerin baskısıyla batıya doğru göç etmiştir. 896’da Macaristan’a yerleşen Macarlar, Hristiyanlığı benimseyerek Türk kimliğini kaybetmiştir.

SPONSOR REKLAMLAR

İLK TÜRK DEVLETLERİ VE KOMŞULARI
Hunlar, temel geçim kaynağı olarak hayvancılıkla beraber tarım, avcılık, balıkçılık, madencilik, dericilik ve ticaretle uğraşmışlardır. Hunlar; başta Çin olmak üzere yerleşik toplumlara kürk, at, et, deri, silah satmışlar, karşılığında ise ipek, çay ve tahıl ürünleri almışlardır. Kök Türkler’in, Çin ile ilişkilerinin yanında batısında bulunan Sasani ve Bizans İmparatorluklarıyla da ilişkileri olmuştur.
Çin Seddi, Çin’in kuzeybatısı boyunca uzanan, Dünyanın en uzun savunma duvarıdır. Kalıntıları Po Hay körfezinde deniz kıyısında başlar. Pekin’in kuzeyinden geçerek batıya yönelir ve Huang-Ho nehrini ikiye bölerek güneybatıya uzanır. Gobi Çölü’nün güneyinden batıya yönelerek devam eder. Seddin yıkılmış olan kısımlarıyla birlikte uzunluğu 8851.8 kilometredir.
Genellikle duvarın yüksekliği 4-6 metre, taban kalınlığı 7 metre ve üst kalınlığı ise 6 metre civarındadır. Kalın olan yerlerin üzerinde atlar ve arabalar gidebilmektedir. Kalın duvarlar boyunca siperlik ve okçu delikleri vardır. 200 metrede bir gözetleme kulesi veya kale ve 9 kilometrede bir fener kulesi bulunur.
İlk Türk Devletlerinin Ticari Politikaları
Eski Türk topluluklarında ve devletlerinde ticaret, büyük ölçüde “değiş tokuş” esasına dayanıyordu. Türkler, değiş tokuş için en çok atı kullanmışlardı. Ticarette kullanılan başka bir ödeme aracı da kıymetli madenlerden yapılmış çeşitli kap kacaklardı.
Türkler, satir adını verdikleri ve diske benzeyen bu gümüş parayla ticarette ödeme yapmışlardı.
Türk devletleri gelip geçen kervanlardan “geçiş vergisi” almıştır.
İpek Yolu’nda ticaretin çok iyi ve bol kazançlı olması Türklerle komşuları arasında mücadelelere sebep olmuştur.
Uygurlar alım satım ve borç alıp vermede belirli bir para ve ölçü sistemine sahip olmuştur. Borç karşılığı her ay faiz ödemesi yapılması, Türklerde bankacılığın temelini teşkil etmiştir.
Hazar Devleti kuvvetli ordusu ile hâkim olduğu geniş sahada asayiş ve ulaşım güvenliği sağlayarak VII ve IX. Yüzyıllar boyunca ticareti geliştirmiştir.
Hazarlar; bal, mum, un, kadife ve kürk ticareti yapmışlar; arıcılık ve balmumu ticareti ile uğraşmışlar, denizde ve nehirlerde gemiler işletmişlerdir.

Evet değerli Arkadaşlar 4. Ünite olan İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası Ünitesi Ders notlarını kısave özet olarak verdik. Şimdi bu konu ile alakalı Testler çözmek için İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası Ünitesi konu tarama testlerini çözebilirsiniz. Özellikle 9. sınıf Tarih Dersi yazılı sorularına çalışmak için Kullanabileceğiniz. İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası Ünitesi Kitap Cevaplarını kontrol etmek isteyebilirsiniz.Başarılar dileriz.

3 Comments

Leave a Reply